Thursday, November 10, 2005,9:27 AM
ilk hasta
ilk hasta
ben hala evdeyim ve kendime gelmeye çalışıyorum.yanımda olduğun zamanı ve yokluğunu kıyasladım fark yoktu.ikisinde de ben mutsuzdum ya da mutluluğumun farkında değildim.aradaki farkı anlamak için düşündüm ikimizi ve bizi bağlayan şeyleri ama yarım kaldı çünkü ben daha arada bir fark olup olmadığını bile anlayamamıştım.düşüncelerim kilitlenmişti ve bende düşünmeyip,durmayı denedim.sadece baktım ve aklıma bambaşka şeyler girdi.bunların içinde ne sen vardın ne de ben.
sanki uçup gitmiştik giderken almayı unuttuğun asetonun gibi. o plastik şişenin kşime ait olduğunu hatırladım seni ve kendimi.
ilk gördüğümde ojesiz ve kısaydı tırnakların tek fazlan fondotendi yüzünde ve birde ben eklenmiştim anlık da olsa hafızana. uzun saçlı, hafifce toplu olarak geçirmiştin beni kayıtlarına.çok zaman geçti beni bırakıp gidinceye kadar aradan,çok toplandık ve bir okadar da çıkarıldık hayatan.
senin tırnaklarının uzaması ve ojelrinin bozulmasındandaha çabuk döküldü saçlarım ama aldırmadın kelliğime alışıktın vücuttaki değişikliklere sen ergenliğinden beri.
kel kaldığımda olsun babama benzedin dedin daha bi masum sarıldın.zayıfladığımda dedenin son zamanlarını hatırlayıp,korktun benimde ölceğimden.ağladın.
bizi matematiksel işlemlerinde sayı yerine kullanan hayat benden memnun kaldığı için beni artık çizimlerine model olarak kullanmaya başalamıştı,mutluyduk işe girmiştim ve unutmuştuk bendeki değişikilği.
devletten daha büyük bi yerde işe girmiştim maaşım pek iyi değildi yeniydim ve umutlu olduğum için hala biraz gülümsemeyle eve dönebiliyordum ikimiz için yiyecek niyetine.
sende umutluydun benden çünkü beni tanıyodun yetenekli olduğumu söyleyip başaracağıma ilerde daha rahat edeceğimize inandırmaya çalışıyodun. aldığım nefesin yanında sen vardın beni haytta tutan sabahları erkenden kaldırıp işe gitmemi sağlayan ve döndüğünde eşsiz gülümsemeyle kapıyı açan.
hep model olarak kalmadım hayatta,yeni işler aldım ama hepsi küçük rollerdi başkalrının hayatında figüranlıktı ek işim, başrol oynamaktı hayalim ve ödülü senin sayende aldığımı söylemek.
tüm bunlar olurken kendimi hayallere fazla kaptırmıştım kendimi yitirmekle kalmayıp seni de yok etmiştim.
eve geldiğimde sen artık toplanıp çıkarılan çarpılıp çoğalyılıp umutsuzca parçalara ayrılan olmaktan sıkılmış ve kendini toplayıp oyundan çıkmak üzereydin.
kapıda karşılaştığımızda sadece hoşçakal dedin anahtarı elime tutuşturdun.yıkılmıştım,tek kelime edemedim cebimdeki yeni rolümü,hayatımızı değiştirecek başrolü aldığımı sana söyleyemedim gittin.
anahtar elimdeydi ama ben kilitlenmiştim.
yokluğna anlattım rolümü:ilk hatsayım ölmeyi bekleyen. ruhem
 
posted by Emre Göçer
Permalink ¤


0 Comments: