Thursday, November 10, 2005,9:23 AM
düğmeler
düğmeler
o çok önceleri düştü kuyunun içine.önlüğünün düğmelerini annesi dikmekten yorulmuştu,adı da yaramaza çıkmıştı ailede.annesi bilmiyordu bir kızn kopardığını düğmeleri,bu son dedi artık dikmeyeceğim koparma bunları.
o gece küçük bedeninin gücü kadar dayanabildi merakın,endişenin getirdiği heyecana korkuyordu kızın bir daha kendisiyle konuşmamasından,küsmesinden.kız bilmese de o aşık olmuştu,ilk aşkıydı.nasıl derdi ona yapma diye.tüm bunlarla yenildi uykuya.
sabah okula gitmek istemedi ama arkadaşları çoktan çalmıştı kapılarını,annesi hadi bekletme arkadaşlarını diye kaldırdı kahvaltı masasından ve ekledi sakın koparma düğmelerini.içi yine titremişti her zamankinden daha yavaş indi merdivenleri.arkadaşlrının senin yüzünden geç kaldık sitemlerini duydu ama hiç tepki vermedi.ilk defa çantası ağır gelmiyordu.
okula vardıklarında andımız çoktan okunmuştu o gün müdürden de hiç korkmadı sınıfa girdiğinde onu göremedi sırası boştu .çantasını koyarken önündeki boş sıraya baktı hem sevindi hem de üzülmüştü buna şaşırmıştı ikisini aynı anda hissedilebileceğini hiç düşünmemişti daha önce.
öğretmen gelmişti o hala yoktu.gözünü kapıdan ayırmıyordu adı okunduğunda 'burda' demeyi bile unuttu gülüşmeler ve öğretmenin yanına gelmesiyle hatırladısınıfta olduğunu.hastamısın dite sordu öğretmeni cevap veremedi neyi olduğunu bilmiyordu.sınıfın kapısı çalındı ve o girdi sınıfa.herkes kapıya dönmüşken iyiyim dedi kısık bir sesle kendinden başkası duymamıştı.
kız yerine otururken gülümsemişti oysa kafasını eğdiği için göremedi.ders boyunca kızın saçlarına çiçekli tokasın baktı ve tenefüs olmasın diye geçirdi içinden.ama zil çalmıştı.
beklediği olmadı kız yanına gelmemişti,annesini daha çok kızdırmayı göze almış beklerken kız gitmişti.ve bu bekleyiş onun bundan sonraki hayatını simgeliyordu.
eski kutuyu tekrar açtı ve içinde beşinci sınıfın son beden eğitimi dersinde yerden aldığı toka,kızın yarım silgisi ve kendi önlüğünün düğmeleri vardı. düğmeleri kendisi koparmıştı.kız artık başkasıylaydı
 
posted by Emre Göçer
Permalink ¤


0 Comments: